1 Aralık 2012 Cumartesi

90 dakika..

Konu futbol olunca çoğu insanın aklına gelen şey maç izlerken yaşadığı stres olsa gerek. Belki çağın getirisi olarak yaptığımız herşeyin içicen bi tutam stres katmadan rahat edemiyoruzdur ve hepimiz herşeyde bir taraf tutma meraklısı olduğumuzdan -ki izlediğimiz dizilerde bile favori karakterlerimiz vardır.- futbolu izlerken keyiften ziyade stres sahibi oluyoruz.

 Genelde kızlar için futbol merakı "yakışıklı futbol"cu ile başlar, kimisi bu merakı bir hobiye dönüştürmeyi başarır. Kimisi sadece sorulduğunda beğendiği futbolcudan söz eder.
  Ben futbol açısından da şanslı bi çocukluk geçirdiğimden ikinci gruba dahil olmayı başardım.. Sağlam bir Beşiktaşlı annenin ve Fenerbahçeli bir babanın kızı olarak, belki mini mini yaşlarımda Beşiktaş'ın namağlup kadrosundan da ötürü, bonservisimi bi ömür Beşiktaş'a verdim.

 Lise yıllarında Blue Jean'le beraber futbol dergileri de almaya başladım ve şanslıydım ki, çok iyi futbolcular seyrettim, fakat şimdilerde olan mevzular o zamanlar da da vardı. Bahsi geçen şike dalgasından ya da uzaya fırlatılası Yıldırım Demirören'den bahsetmiyorum. Mesela şimdiki Ronaldo - Messi bölünmesi, futbol tarihi boyunca hep vardı. Romario - Bebeto, Del Piero - Crespo, Saviola - Aimar, Ronaldo - Ronaldinho, Sergen - Tümer, Hakan Şükür - İlhan Mansız ve daha bi çokları. Eğer o zamanlar taraf tutmuş olsaydım futbol izlerken, bu mükemmel adamların hiç birini izleyememiş olacaktım. (Tümer'i ayırıyorum. Kendisini pek sevmem, zira Beşiktaşlılar kendisini pek sevmez.) Futbol bir kavga unsuru olmaktan ziyade, bir keyif unsuru bir spor olarak görülebildiğinde, gerçekten "22 adamın bir topun peşinde koşması"ndan fazlası oluyor insan hayatında, fakat futbolu bir kavga unsuru olarak görürseniz, izleyebileceğiniz pek çok güzel maçtan mahrum kalıyorsunuz. Mesela Hagi'nin Galatasaray'da oynamış olması, benim bir Beşiktaşlı olarak onun oynadığı futbolu takdir etmeme hiç bi zaman engel olmadı.. Alex gittiğinde üzülenlerin bunu haksızlık olarak görenlerin içinde ben de vardım. Ya da Guiza ve atamadığı gollerle Fenerbahçe'li arkadaşlarım gibi ben de zaman zaman eğlendim.

 Kısacası futbolu renk kavgasına dönüştürmek, futboldan bireysel kavgalar çıkarmak gerçekten gereksiz ve komik.. Çünkü siz çenenizi yorarken, onlar işlerini yapıyor. Onlar işlerini yaparken sizin yapabileceğiniz en güzel şey, 90 dakikadan keyif almak. Kimsenin "anasının", "ebesinin" kulaklarını çınlatmadan..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder