29 Haziran 2012 Cuma

Kuzey Güney:Sezon Finali // 1

Daha sonra yazmaya karar verdiğim sezon finali yazısını şimdi yazmaya karar verdim, esasen, benim için zor bir yazı olacağını bildiğimden ve biraz da ayrıntılara takıntım olduğundan belki, taslaklarda 2 tane daha sezon finali yazısına başladığımı farkettim.. Ve akabinde dün, "Sezon finali" yazısının fragmanı olan mini yazımı yazdım ve dedim ki "Kuzey, "canan"ı düşünürken, "can"dan oldu..
http://pembepigme.blogspot.com/2012/06/kuzey-guney-sezon-finali.html 

Çünkü güzel bir iş hakkında güzel bir yazı yazmak istiyor insan, en iyisini yazmak haddime olmadığından, iyiye yakın bir iş çıkarmak istiyorum en azından ben kendi adıma.. Çünkü bu bir teşekkür yazısı ziyadesiyle, belki de bir minnet yazısı.. Yayında yapımda emeği, günleri, ayları geçenlere.. Gece gündüz çekim yapanlara..

Öyleyse uzatmadan başlayayım.. İsimlerle tek tek yazayım bu kez.. Fakat hepsi bir yazıya sığmayacağından ikiye böleyim yazıyı..

Öncelikle senaristlerle başlamak isterim:

Karakterleri birinci gözle gören, canlandıran ve hikayelerini adım adım izleyip bizlerle paylaşan Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu.. Aşk-ı Memnu efsanesinin de mimarları.. (Lütfen beni "Aşk-ı memnu'nun kitabı çıkmış yeaa" tayfasıyla karıştırmayın..) Bana kalırsa, en güzel uyarlanan senaryonun iki altın kalemi.. (Sahi niçin sadece senaristlere özel düzenlenen bir ödül töreni yok ki ? Varsa da ben bilmiyor olabilirim belki..) Melek Gençoğlu pek aktif olmasa da twitterda, Ece Yörenç harika enerjisiyle twitterda da bizimle mesela, setten fotoğraflar paylaşıyor, izleyenlerle anı paylaşıyor bazen.. Bu iki kelime perisinin bir sezonda iki dizi birden yazdığını da hatırlatmak isterim.. Ve kendileri için en büyük temennim, enerjilerinin her gün artarak çoğalması olabilir ancak..

Ezel izleyen kitle olarak bizler, "Ezel bitti artık bişey izlenmez la" derken, bizi iki kardeşin çekişmesinin arasına öyle bir çektiler ki, hatta öyle güzel yazdılar ki, çok değil geçen sezon Ezel'de izlediğimiz ve orda da rolleriyle özdeşleşen oyuncuları onların kaleminden çıkan halleriyle benimsememiz hiçte zor olmadı..

Geçen sezon Ezel'de kısa donlu, converseli, şapkalı psikopat katil Temmuz ölsün istemiştik hepimiz, öldüğünde "Öldü de iyi oldu pis Kenafir gözlü" demiştik, hatta birer oh çekmiştik ekran başında, oysa bu yıl Rıza Kocaoğlu, Ali olarak son sözlerini söylerken, badem gözlü oldu..  Kimimizi ağlattı, kimimizin boğazına dizdi yumruklarını.. Ve hepimiz aynı şeyi söyledik..

- Ali ölmez dimi lan ?
- Tabe lan !

Bu elbette senaristlerin olduğu kadar, Rıza Kocaoğlu'nun da başarısı.. Mesela kendisini sütyenle pazar tezgahının üstünde gördüğümde, "şimdi" yerine "şimdik" dediğinde ve sahilde oynarken, Temmuz'u çoktan unutmuştum ben ve eminim, herkes unutmuştu Ezel'de Şebnem'e eroin verirken "Al ödülün" diyen Kenafir gözlü Temmuz'u..

Bade İşçil'e gelince, Türkiye'de güzel ve başarılıysanız eğer çekemeyeniniz çok olur.. Ama öyle efendi bir duruşu var ki, rolünü öyle güzel yapıyor ki, oyunculuğu, güzelliğinin önüne geçiyor.. Dolayısıyla çekemeyenlere bile kendisini ayakta alkışlamak düşüyor.. Öyle ki Ezel'deki rolünün adını hatırlamak 2-3 dakikamı aldı diyebilirim.. Bu belki benim unutkanlık problemim olduğuna işaret olabilir ama daha çok Bade İşçil'in ne kadar iyi bir oyuncu olduğunun göstergesidir diye düşünüyorum..

Yine geçen yıl Ezel'de konuk oyuncu olarak izlediğimiz, Kuzey, yani Kıvanç Tatlıtuğ..  Menekşe ile Halil'in Halil'i, Gümüş'ün Mehmet'i, ve elbette ki Aşk-ı Memnu'nun Behlül'ü..
Menekşe ile Halil'i ve Gümüş'ü sürekli izlemedim, o yüzden yorum yapamam fakat, Aşk-ı Memnu'da araba sürerken "Hıaaağııı Höüğaaaağğğ" diye ağlayan Behlül'le, Cemre'nin karşısında utana sıkıla ağlayan Kuzey arasında, dağlar kadar fark var.. Şebnem'e işkence eden Sekiz'le, Sümeri ".. kodumun zıpzıpı" diyerek döven Kuzey arasında da dağlar kadar fark var.. Eğer bir insanın miladi varsa hayatında, Kıvanç Tatlıtuğ'un miladı Kuzey'dir diye düşünüyorum kendi adıma..

Bir de diziye sonradan katılıp herkesin dikkatini çeken Burak Çatalcalı var yani Serhat Teoman, Pragma'nın seri katillerinden, hücrenin içinden.. Ayrıca bilmem hatırlayanız var mıdır ama bu yıl ki toplu dizi katliamına kurban gidenlerden.. (Filiz Akın'ın oynadığı adını bile hatırlayamadığım bir dizide, kardeşlerden birini oynuyordu Mustafa Üstündağ ile birlikte, hatta sevgilisine ufak kardeşi yazıyordu vs.) Hücre performansını bilenler için şaşırtıcı olmasa da, ortaya çıktığı ilk bölümde sosyal medyanın ayağa kalkması ve kızların "Aneaaağğ kim bu çocuk yeaa" nidaları arasında kendisini araması, başarısını anlatmak için yeterlidir sanırım..

Gelelim, dizinin küçük devine.. Kendisi üzerine daha önce iki yazı yazmışlığım oldu.. Ki birini hiç adetim olmadığı halde şartlarım dolayısıyla mobilden yazmıştım.. Çünkü çıkarılan oyunculuk, bana göre o saatte, o imkanlarla üzerine yazılacak saygıyı hakediyordu.. Buğra Gülsoy'dan bahsediyorum.. Mesleği olan mimarlığı yapmasa da, ekranda pek çok güzel işin mimarlığını yapıyor.. Ekrandan çıkıp yanınıza gelse her hangi bir sahnesinin ardından eminim "Güney senin ne işin var burda" dersiniz.. Daha önce de dediğim gibi, "kendi adını unutturacak kadar" güzel bir oyunculuk sergiliyor.. Ağlıyor, ağlatıyor, kendinden nefret ettiriyor, acındırıyor, çok sevdiriyor, güldürüyor.. Ellerini size doğru uzatıp bir sürü duygu sunuyor ve birini seçmenizi istiyor..
http://pembepigme.blogspot.com/2012/04/pragma-ve-labirentteki-cocuk-bugra.html
http://pembepigme.blogspot.com/2012/06/bugra-gulsoy-duyguyu-alirdiniz.html

Yazıda adı geçen herkese, bu yılın tüm nemrut çarşambalarını güzelleştirdikleri ve Kuzey Güney çarşambasını bize hediye ettikleri için, en azından bir günlüğüne, kafamızdaki tüm karışıklıkları unutturup kafamızı dağıttıkları için ve en önemlisi bizlere en iyisini sunmak adına motivasyonlarını kaybetmeden gece gündüz çalıştıkları için, teşekkürü en azından kendi adıma borç bilirim..

*Dediğim gibi, iki bölüm halinde yazmayı planladığımdan, gelecek bölümde kimlerin olduğunu az çok tahmin edersiniz.. :)

* Diziyle ilgili daha önce tarafımdan yazılanlar: 
http://pembepigme.blogspot.com/2012/04/kuzey-guney-carsambas.html 
http://pembepigme.blogspot.com/2012/04/ikinci-kez-kuzey-guney.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder